6 Nisan 2010 Salı

SuperMayer Save the World!




SuperMayer ikilisi, kendi alanlarında çok başarılı işler çıkartan ve çeşitli janrları üzerlerine gayet iyi oturtan ender sanatçılardan. Elektronik müzikte, minimal kulvarda ikon olmuş setlere imza atan ve müzik mabedi Kompakt Records’un sahibi Michael Mayer ile Alman minimal techno’sunun en karanlık ve iyi seçkilerini sunan Superpitcher (Aksel Schaufler)’ın kırması olan SuperMayer’ı inceledik ve kendileriniübermensch olarak gördüklerini fark ettik.Kesinlikle haksız değiller çünkü onlar gereken kumaşı yeterince sağlıyorlar. Minimal dünyamızı kurtarmaya kendilerini adamış bu ikili bastırılan tüm duyguları maksimize ederken apışıp kalacaksınız.

Uzun yıllardan beri birlikte çalışıyorsunuz. Bir grup kurmakta nerden çıktı?

Bu proje aslında gelecekten geliyor. Aksel ve ben bir grup kurmayı senelerden beri düşünüyorduk. Ama pek erken olmaz diye de tahmin ediyorduk. Birden SuperMayer’e odaklandık ve karşımıza bu sonuç çıktı. Birbirimizi o kadar net anlıyoruz ki stüdyoda geçirdiğimiz zamanlar bize evimizde arkadaşlarla geçirdiğimiz vakitleri anımsatıyor. Biz bir grup değiliz. Biz süper kahramanlarız.

SuperMayer’le ilgili planlarınız neler?

Dünyayı kurtarmak!

Ama daha mütevazi olursak eğer, hep daha çok müzik ve daha çok remiks yapmak. Ayrıca herkes neden remiks istiyor anlamış değilim… Reddetmek zorunda kalıyoruz, ben bir babayım! Bu arada özel geceler düzenleyip, performans göstermeyi daha da fazlalaştırdık. Görsel takımımızla harika sahne şovları hazırlıyoruz.

SuperMayer’in tarzını nasıl tanımlıyorsunuz? Kompakt’tan çıkan tüm albümlerin çocuğu gibi mi?

Evet aynen öyle. Bu albümü başka bir plak şirketinden yayınlasaydım Aksel herhalde beni öldürürdü.

Bizim müziğimiz bir tutam pop, biraz minimal techno, bolca da ironi içeriyor. Tatmin eden bass ritimleriyle iyi vakit geçirmek istiyorsanız SuperMayer sizi de kurtarabilir.

Lütfen çizgi roman havasında albüm kapağı yapmanızı ve kendinizi kahraman olarak görmenizi de açıklayın…

Kitlemiz bizi kahraman olarak görüyor, biz de öyle… Çizgi romanları tercih ediyoruz çünkü bunca sene boyunca, müzik piyasasının içerisinde sadece DJ olarak değil, plak şirketi sahibi, distribütör, girişimci, tasarımcı vs. olarak çalıştıktan sonra artık hayatla dalga geçmeye başlıyorsunuz. Hiçbir şekilde ciddiye alınmaması gereken şeyleri kafaya takmak bir noktadan sonra saçma geliyor.

Müziğinizde tetikleyiciniz nedir?

Geçmiş, şimdi, ve tabiî ki gelecek. Arkadaşlar, çocuklarımız, ailemiz ve kendimiz.
Teknoloji, internet ve müziğin ta kendisi… Bu saydıklarımın hepsi üzerimize müzik olarak geri akıyor.